1 Şubat 2012 Çarşamba

Türkiye'nin nüfusu 74 milyon 724 bin 269 kişi

Adrese dayalı nüfus sayımına göre türkiye'nin nüfusu 2011 yılında 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu.

Güncelleme:27 Ocak 2012 10:50
TÜİK'ten yapılan açıklamada "2011 yılında Türkiye’de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1.001.281 kişi artmıştır. Nüfusun % 50,2’sini (37.532.954 kişi) erkekler, % 49,8’ini (37.191.315 kişi) ise kadınlar oluşturmaktadır" denildi.

2011 yılında Türkiye'nin yıllık nüfus artış hızı binde 13,5 olarak gerçekleşti. 2011 yılında 81 ilden; 56'sının nüfusu bir önceki yıla göre artarken, 25 ilin nüfusu azaldı. Ülke nüfusunun yüzde 76,8'i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Toplam nüfusun yüzde 76,8'i (57.385.706 kişi) il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, yüzde 23,2'si (17.338.563 kişi) belde ve köylerde ikamet ediyor.

İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise yüzde 35 ile Ardahan oldu.

NÜFUSUN YÜZDE 18.2'Sİ İSTANBUL'DA
Toplam nüfusun yüzde 18,2'si (13.624.240 kişi) İstanbul'da ikamet ederken, bunu sırasıyla yüzde 6,6 ile (4.890.893 kişi) Ankara, yüzde 5,3 ile (3.965.232 kişi) İzmir, yüzde 3,6 ile (2.652.126 kişi) Bursa, yüzde 2,8 ile (2.108.805 kişi) Adana takip etti. En az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı ise 76.724 oldu.

Nüfusun yarısı 29,7 yaşından küçük çıktı. Türkiye'de ortanca yaş 29,7 olurken, ortanca yaş erkeklerde 29,1 iken, kadınlarda 30,3 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin ortanca yaşı 29,5; belde ve köylerde ikamet edenlerin ortanca yaşı ise 30,5 oldu.

Nüfusun yüzde 67,4'ü 15 ile 64 yaşları arasında. 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus (50.346.979 kişi), toplam nüfusun yüzde 67,4'ünü oluşturuyor. Türkiye nüfusunun yüzde 25,3'ü (18.886.575 kişi) 0-14 yaş grubunda, yüzde 7,3'ü ise (5.490.715 kişi) 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunuyor.

Türkiye'de kilometrekareye 97 kişi düşüyor. Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı" Türkiye genelinde 97 kişi. Bu sayı illerde 11 ile 2.622 kişi arasında değişiyor. İstanbul ilinde bir kilometrekareye 2.622 kişi düşerken, bunu sırasıyla; 443 kişi ile Kocaeli, 330 kişi ile İzmir, 257 kişi ile Gaziantep ve 254 kişi ile Bursa illeri izliyor.

Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya'nın nüfus yoğunluğu 52, yüzölçümü en küçük olan Yalova'nın nüfus yoğunluğu ise 244 oldu.

12 Ocak 2012 Perşembe

Yuva - Home (2009) Belgesel Türkçe DVDRip


Yuva - Home (2009) Belgesel Türkçe DVDRip 

Çekimleri 3 yıl süren ve 54 ülkede, havadan çekilen görüntülerle inanılmaz bir görsel mesaj sunan belgeselin yönetmenliğini Yann Arthus-Berntrand üstlenirken dağıtımını Luc Besson sağlıyor. Gezegenimizin geleceğini kurtarmak için hala geç değil. Ancak YUVA’nın (Home) alanında birbirinden deneyimli isimlerden oluşan ekibinin de söylediği gibi, karamsar olmak için artık çok geç! İnsanlık geçtiğimiz birkaç kısa on yılda, gezegenin yaklaşık dört milyon yıl süren evrimle kurulan dengesini altüst etti. Ödenecek bedel ağır, ama artık karamsar olmak için çok geç: İnsanlığın bu gidişatı tersine çevirmesi, Dünya’nın zenginliklerini yağmaladığının farkına varması ve tüketim kalıplarını değiştirmesi için hemen hemen 10 yılı var.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Dev Kristal Mağarası

 BELGESELİ İNDİR


 BELGESELİ İNDİR

 BELGESELİ İNDİR
Kuzey Meksika'da bulunan ve içinde devasa kristal şekillerin yer aldığı bu mağara 2000 yılında keşfedilmiş.O yıldan bu zamana kadar yapılan araştırmalarda kristallerden bazılarının yarım milyon yaşında olduğu da tespit edilmiş durumda.
Bilim adamlarının bu aşamada sorduğu soru ''Kristallerin nasıl olupta bu büyüklüğe ulaştığıdır.'' Ayrıca mağaranın başka ilginç özelliklerinden bazılarıda içeride sıcaklığın çok yüksek olması ve nem oranının % 90'lara kadar ulaşmasıdır.ngm.nationalgeographic.com sitesinin Ekim-2008 sayısında yayınlanan bu haberdeki devasa mağara  görüntüsü hemde  yapısı ile ilgi çekmekte.

( ALTAKİ BİLGİ SONRADAN EKLENMİŞTİR)

KRİSTALLER MAĞARASI'NIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Jeolog Juan Manuel García-Ruiz, bu hafta bir açıklama yaparak Meksika’da bulunan Cueva de los Cristales (Kristaller Mağarası) de bulunan devasa kristallerin nasıl oluştuğunun sırrını bir araştırmacı grubu ile birlikte çözdüklerini bildirdi.
Chihuahuan Çölü’nde, Naica Dağı’nın 300 metre altında bulunan mağara, bölgede bulunan gölün suyu boşaltıldıktan sonra Industrias Peñoles şirketi için tünel açan iki madenci tarafından 2000 yılında bulunmuştu. Mağaradaki bazı kristal formlar dünyada şu ana dek bilinenlerin en büyükleri; şeffaf bir jips kristal çubuğu tam 11 metre uzunluğunda ve yaklaşık 55 ton ağırlığında.

Kristallerin böylesi devasa ölçülere nasıl ulaştığını bulmak için García-Ruiz mağaradaki suyun boşaltılmasının ardından geride kalan ufak sıvı birikintilerini incelemiş. Açıkladığına göre, bu oluşumların yegane sebebi, suda bulunan yüksek orandaki anhidrit minerali ve mağaranın sabit olan 58 derecelik ısısı. Normal suda bulunmayan bu mineral, bu ısıda yavaşça eriyerek jips oluşturmakta, bu yumuşak mineral de zaman içinde kristalize olmakta.
García-Ruiz ve meslektaşlarının bu çalışması, kapak resmi ile birlikte, Geology dergisinin Nisan sayısında yer aldı.
Şu anda mağaranın korunması için Industrias Peñoles şirketine danışmanlık yapan García-Ruiz’e göre en büyük çelişki ise, mağaradaki suyun boşaltılması ile kristallerin insanlar tarafından görülebilir hale gelmesi, ama suyun yokluğunun kristallerin büyümesini durdurması. “Bu gezegende, minerallerin kendilerini böylesi bir güzellikle teşhir ettikleri başka bir yer yok” cümlesi de yine ona ait.










Mağaradaki mineralin ekonomik değeri ve kullanım alanları

JİPS (KALSİYUM SÜLFAT): 

JİPS'in Kimyasal Bileşimi, CaSO4 . 2H2O 
Kristal Sistemi, Monoklinik 
Kristal Biçimi, Çoğunlukla ince-kalın levhamsı kristalli; kısa-uzun prizmatik, iğnemsi, masif, tanesel, lifsi 
İkizlenme, (100) yüzeyinde kırlangıç kuyruğu, (-101) yüzeyinde kelebek ikizleri çok tipiktir. 
Sertlik, 2 
Özgül Ağırlık, 2.32 
Dilinim, { 010} mükemmel 
Renk ve Şeffaflık, Renksiz-beyaz, sarımsı, yeşilimsi, kırmızımsı; şeffaf-yarışeffaf 
Çizgi Rengi, Beyaz 
Parlaklık, Camsı
Jips’in % 22.3 kalsiyum (Ca), % 18.6 kükürt (S)’ dür. 
Ayırıcı Özellikleri, Düşük sertliği ve dilinimidir. 

  
ALÇI TAŞI (JİPS)

Alçı taşının günümüzde başlıca dört kullanım alanı vardır.
1. Ham jips, beyaz boya (mineral white=terra alba) ve dolgu maddesi olarak kağıt ve pamuklu tekstil maddelerine katılır. Kömür işletmelerinde kömür tozlarında kül oranını artırmak içinde kullanılır. Jips ham halde çimento sanayinde pirizlenmeyi geciktirmek için hergün artan miktarlarda kullanılmaktadır. Nikel izabesinde eritmeyi kolaylaştırma ve bira sanayinde mayalandırma için kullanılır.

2. Yarı mamul bir jips olan alçının kullanım yeri çok değişiktir. Son yıllarda alçı sıcak ve soğuk yalıtım maddesi olarak, çok büyük ölçülerde kullanılmaya başlanmıştır. Binalarda ses izolatörü ve rutubeti de ayarlayan bir düzenleyici olarak kullanılmaktadır. Bu maksatla konferans salonlarında büyük gürültüleri kesmek için kullanılmaktadır. Alçı döküm ve kalıp işleri için gerek izabe, gerekse seramik endüstrisinde de büyük ölçülerde kullanılır.Alçı, tıpta cerrahide, dişçilikte de kullanılır. Keza eski kullanım alanları olan sıva, kabartma, süsleme vb. yerlerde, inşaatta her gün biraz daha artan miktarlarda kullanımına devam olunmaktadır. 

3. Mamül alçı, prefabrik inşaat malzemelerinin başlıca girdisidir. Bugün alçı ile yapılan çeşitli prefabrike malzeme miktarı diğer bütün alanlardaki miktarı çok aşmış bulunmaktadır ve daha da artmaya aday görünmektedir. Bu maksatla alçı ile hazır bina bölme duvarları, panolar, blok, kiriş ve tavanlar yapılmaktadır. Iki kağıt levha arasına deterjanla köpük haline getirilmiş alçı püskürtme suretiyle çok ince yaprak halinde kalınlığa kadar her türlü imalat yapılmaktadır. Alçının ucuz, basit ve yerli malzeme olması bu alanda tüketimini çok arttırmaktadır. 

4. Kimya sanayinde alçıtaşının kullanılması, bundan 40 yıl kadar önce, pratik olarak hiç bir alanda kullanılmayan anhidritin, Ingiltere'de Imperial Chemical Industries Şirketinin bu hammeddeyi amonyum sülfata çevirmeyi başarması ile başlamıştır. Bu yöntemde havanın azotu yapay amonyağa dönüştürülerek anhidrat ile birleştirilmekte ve elde edilen amonyum sülfat tarımda gübre olarak kullanılmaktadır. Ayrıca anhidrat kokla indirgenerek, yönteme göre kükürt veya kükürt okside ile sülfat asiti elde etmek için kullanılmaktadır. Halen İskoçya'da anhidrit ve alçıdan faydalanılarak sülfürük asit yapılmakta ve yan ürün olarak portland çimentosu elde edilmektedir. 

Türkiye'nin Alçıtaşı Potansiyeli
Türkiye'de şimdiye kadar alçıtaşı oluşumlarının tamamı ele alınarak sistematik bir inceleme yapılmamıştır. Bunda alçıtaşının 1999 yılı sonuna kadar maden kanunu kapsamında olmaması en önemli faktördür. Ülkemizde bu konuda en büyük kuruluş olan M.T.A arşivlerinde birkaç küçük çalışma dışında hiç bir somut veri bulunmamaktadır. Sadece tahminlere dayalı olarak görünür rezervin 165 milyon Ton, görünür ve muhtemel rezervin ise 1.8 milyar Ton olduğu IV. Beş yıllık Kalkınma Planı Alçı Özel İhtisas Komisyon Raporunda belirtilmiştir. 


Türkiye alçı ithalatının büyük bir kısmını Kuzey Kıbrıs T.C' den yapmaktadır. 1998 yılında bu rakam 4.700.000 ABD Dolarına ulaşmıştır. Bu da 1998 yılında yapılan ithalatın % 70' ine denk düşmektedir. K.K.T.C' den yapılan ithalat tamamen çimento fabrikalarının alçıtaşı kullanımına yönelik bir ihtiyaçtır. Yurt dışı gemi navlununun yurt içi karayolu taşımacılığına göre bir avantaj sağladığını düşünmekteyiz. Demiryolu taşımacılığının yetersiz olması bu ithalatın en önemli nedenidir. 

Diğer % 30' luk kısım ise çeşitli ülkelerden sağlanmış olup toplamı 2.100.000 ABD Doları civarındadır.

31 Aralık 2011 Cumartesi

Batıya Doğru Akan Nehir | 2011 | Tüm Bölümler | DvBrip | Teklink








Verimli Mezopotamya ve Anadolu topraklarında başlayan insanlığın uzun medeniyet yolculuğu yaklaşık oniki bin yıl öncesine uzanıyor.Dünya kamuoyunun dikkatini uygarlığın gerçek doğum yerine, yani Orta
Doğu'daki iki nehrin arasına, Mezopotamya'ya çevirmeyi amaçlayan "Batı'ya Doğru Akan Nehir" Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi (MEDAM) tarafından,
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin katkılarıyla hazırlandı.Çekimlerine iki yıl önce başlanan "Batı'ya Doğru Akan Nehir Medeniyet Belgeseli" için 16 ülkede çekim yapıldı, 200 civarında düşünür,sanatçı, bilimadamı ve politikacıdan görüşler alındı ve en gelişmiş bilgisayar
grafikleri bir araya getirilerek eski çağların şehirleri ve eserleri dramalar ile tekrar canlandırıldı. Her biri 45 dakikalık 20 bölümden oluşan belgeselin uzun ve kısa olmak üzere iki versiyonu bulunuyor.
Uluslararası fikir önderleri tarafından 'medeniyet üzerine çekilmiş en kapsamlı belgesel' olarak nitelendirilen proje, 11 Eylül saldırılarından sonra dünyaya yayılan Doğu ve İslam muhalefetine karşı, insanlığı daha dengeli
bir bakış açısıyla buluşturmak için hayata geçirildi. "Batı'ya Doğru Akan Nehir" bir barış belgeseli olmayı amaçlıyor.
Başbakanlık Türk Tanıtma Fonu'nun destek verdiği ve İngiltere'nin en büyük yapım şirketlerinden Lion TV'nin yapımını üstlendiği bu belgesel Eylül ayındaTRT'de, ilerleyen aylarda da uluslararası TV kanallarında izleyiciyle buluşacak. 



Bölüm1 İndir


Bölüm1 İndir

26 Aralık 2011 Pazartesi

National Geographic Büyük Felekatler DVBRip MKV - TR Dublaj






Resmin Orjinal ( 720x480 ) Boyuttaki halini görmek için buraya tıklayınız.


Resmin Orjinal ( 720x480 ) Boyuttaki halini görmek için buraya tıklayınız.


Resmin Orjinal ( 720x480 ) Boyuttaki halini görmek için buraya tıklayınız.




KIYAMET VOLKANI İNDİR

TSUNAMİ İNDİR 


HAWAİ ATEŞTEN NEHİRLER

KASIRGA İNDİR

DEPREM İNDİR  
          Deprem Alternatif Link
              Deprem Alternatif Link