2 Temmuz 2012 Pazartesi

Cennet ada dev bir çöplük olma yolunda


Cennet ada dev bir çöplük olma yolunda



Maldivler deyince akla cennet gibi bir tatil mekânı gelir. Ancak adalar şu sıralar çöp sorunuyla karşı karşıya. Adaların temel geçim kaynağı haline gelen turizm yüzünden her gün 330 ton atık çıkıyor. Ülkeye gelen ziyaretçiler günde 3.5 ton atık üretiyor. Çöpler günlük olarak Thilafushi’ye gemiyle taşınıyor ve burada ayrıştırılarak adanın çevresindeki değişik bölgelere gönderiliyor. Yetkililer turistlerin yarattığı çöp miktarıyla baş edemez hale gelince, 1990’ların başında Thilafushi’yi bir çöp adasına çevirmiş. Ama ‘Çöp adası Thilafushi’deki çöplerin de denize taşmaya başlamasıyla Maldivler sahillerinde tehlike çanları çalmaya başladı. Çevre aktivistleri soruna bir çözüm bulunamayacağı kanısında. 
35.000 kilometrekarelik bir alana yayılmış 200 ada ve 99 tatil köyüne sahip olan ülke, yılda bir milyon turist çekiyor. Bu rakam Maldivler’in nüfusundan fazla. Hükümet önlem almakta geç kalmış durumda. Artık atıklar Thilafushi yerine Hindistan’a gönderiliyor. Bunun yarattığı en büyük zarar zehirli metallerin denize karışma ihtimali. Thilafushi’de kötü koşullarda çalışan Bangladeşli işçiler ise işsizlik sorunuyla karşı karşıya.

Burdur Gölü yok olmasın


Tarkan: Burdur Gölü yok olmasın



Son 35 yılda üçte biri kuruyan Burdur Gölü’ne dikkat çekmek isteyen Tarkan, yapılan çalışmaları yerinde incelemek için Burdur’a gitti. Doğa Derneği Başkanı Güven Eken ’in de eşlik ettiği ünlü sanatçı, gezi sırasında ‘Göl Yoksa Burdur Yok’ yazılı tişörtüyle dikkat çekerken, “Bu muhteşem güzelliğin yok olma sürecinde olduğunu bilmek büyük üzüntü ve acı veriyor” dedi. Göldeki çekilmenin ekolojik hayatı olumsuz etkilediğini söyleyen ve su seviyesinde azalma olduğunu ifade eden Tarkan, gölün yok olmaması için yürütülen çalışmalara destek istedi. Yetkililerden Burdur Gölü’nün kurumaması için birlikte mücadele sözü alan sanatçı, Burdur Gölü’nün hızla kurumasının sadece göl ve çevresinde yaşayan canlılar için değil, Burdur halkı için de hayati bir sorun olduğunu ifade ediyor. Konuyla ilgili konuşan Güven Eken ise Burdur Gölü’nün bugüne kadar üçte birinin kuruduğunu belirtirken, önlem alınmadığı takdirde 2040 yılına kadar Burdur Gölü’nün yok olacağına işaret ediyor.

İspanya'da son 20 yılın en büyük yangını


İspanya'da son 20 yılın en büyük yangını
Valencia özerk yönetimi yetkilileri tarafından verilen bilgilerde, yangını söndürmek için 1350 kişinin mücadele ettiği, 40 uçak ve helikopterin çalışma yaptığı belirtildi



MADRİD - İspanya 'nın doğusundaki Valencia bölgesinde, iki farklı alanda çıkan ve henüz kontrol altına alınamayan yangınlarda 50 bin hektar ormanlık alan zarar gördü. 

Valencia'daki Dos Aguas ve Andilla bölgelerinde çıkan ve 3 gündür devam eden yangınlardan dolayı yaklaşık bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 

Valencia özerk yönetimi yetkilileri tarafından verilen bilgilerde, yangını söndürmek için 1350 kişinin mücadele ettiği, 40 uçak ve helikopterin çalışma yaptığı belirtildi. Valencia'daki son 20 yılın en büyük yangınının söndürülmesine askeri birliklerin de yardımcı olduğu açıklandı. Rüzgarın yön değiştirmesinin yangını söndürme çalışmalarını zorlaştırdığı ifade edildi. 

Bu arada Valencia özerk yönetim hükümeti sözcüsü Serafin Castellano, ekonomik krize karşı alınan tedbirler kapsamında yangınla mücadele bütçesinde bu yıl 15 milyon avroluk kesinti olduğunun altını çizerken, her şeye rağmen uyarı ve yangın söndürme önlemlerini güçlendirdiklerini söyledi. 

Öte yandan İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un, Valencia özerk yönetimi başkanı Alberto Fabra'ya telefon ederek, “hükümet olarak, her türlü yardımı vermeye hazır olduklarını” söylediği kaydedildi.(aa)

24 Haziran 2012 Pazar

G20

20 Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı Grubu, dünyanın en gelişmiş 25 milli ekonomisinden 19'unu ve AB'yi kapsayan, ekonomiden sorumlu devlet bakanlarından ve merkez bankası müdürlerinden veya bunların dengi devlet görevlilerinden oluşan grup. Daha çok İngilizce Group of 20 (20 Grubu) kavramının kısaltması olan G20 adıyla bilinir.


1975 yılında Fransa’nın Rambouillet şehrinde, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Almanya ve Japonya’nın, Devlet/Hükümet Başkanları düzeyinde katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir.
1976’da San Juan-Porto Riko’da Kanada’nın da katılımıyla G-7 ortaya çıkmıştır.
1977-1991 yılları arasında bu üye sayısı sabit kalmış, 1991’den sonra SSCB'nin yerine kurulan Rusya Federasyonu, G-7 üyeleriyle, Zirve Sonrası Diyalog adı altında biraraya gelmiş, 1994 yılındaki Napoli Zirvesi'nden sonra ise, Siyasi 8 adı altında toplantılar düzenlemişlerdir.
Denver Zirvesi’nde Rusya ilk kez, mali-ekonomik konular dışındaki görüşmelere katılmış ve 1998’deki Birmingham Zirvesi’nde G-8 tam anlamıyla oluşmuştur.
Önceleri, makroekonomi yönetimi, uluslararası ticaret ve gelişmekte olan ülkelerle işbirliği, daha sonraları ise Doğu-Batı ekonomik ilişkileri, enerji ve terör konuları gündemde yerini almıştır.
İstihdam, çevre, suç ve uyusturucu, insan hakları, bölgesel güvenlik ve silahsızlanma, vb siyasal ve güvenlik içerikli alanlar devreye sokulmuştur.
Öte yandan, 1993’te Rusya'ya Yardım, 1994'te Ukrayna, 1995’te Küresel Bilgi Toplumu, 1997'de Suç ve 1998'de Enerji konulu toplantılar, bazı bakanlardan oluşan Destek Forumları’nda ele alınmıştır.
Benzer biçimde, Kara Para Aklama, Nükleer Güvenlik, Uluslararası Organize Suçlar gibi konularda çalışma grupları oluşturulmuştur.
Dogu Asya, Rusya ve Brezilya'da beliren ekonomik ve mali bunalımlardan sonra, kendilerini yakından ilgilendiren sorunlara çözüm yollarının, yükselmekte olan Pazar ekonomisi ülkeleriyle işbirliğinden geçtiğini, G7/8’ler anlamakta gecikmemişlerdir. Danışma amaçlı ve daha geniş kapsamlı olmak üzere, G-22, G-26 ve G-33 olusturulmuş, ancak sayı arttıkça, etkinlik azalmıştır.
Bretton Woods kurumsal anlayışı bağlamında, 1999 yılındaki Köln Zirvesi’nde, sistem açısından önemli ülkelerle yeni bir danışma grubunun oluşturulmasına karar verilmiş ve G-8 Maliye Bakanlarının 25 Eylül 1999’daki Washington Toplantısı’nda, küresel sistem için önemli ülkelerden olusan 20’ler Grubu (G-20) resmen ilan edilmiştir.
G-20 ilk başta çeşitli bakanlıklar düzeyinde toplantı düzenlemiştir. Kasım 2008 tarihinden itibaren aynı G-8'de olduğu gibi yılın belirli zamanlarında Devlet Başkanlığı düzeyinde toplanmaya başlamıştır.
G-20'nin üyeleri şunlardır:
Türkiye, ABD, Hindistan, Japonya, Brezilya, Rusya, Almanya, Arjantin, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Güney Afrika, Birleşik Krallık, Güney Kore, İtalya, Çin, Kanada, Avustralya, Endonezya ve Avrupa Birliği Dönem Başkanı ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı.