KÜLTÜR COĞRAFYASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KÜLTÜR COĞRAFYASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2011 Pazartesi

KÜLTÜREL YAYILMA YÜZDE YÜZ AMERİKALI






Bizim saf Amerikan yurttaşımız Ortadoğudan çıkmış fakat Amerika!ya gelmeden önce Kuzey Avrupa’da değişime uğratılmış bir yatakta uyanır. Hindistan’da kültüre edilmiş pamuktan yada Ortadoğuda geliştirilmiş ketenden ya da kullanımı Çin’de keşfedilmiş ipekten yapılmış yorganını üstüne atar. Ülkenin doğusundaki Kızılderililerin icadı olan mokasenlerini ayağını geçirir ve yakın zamnlardaki Avrupa ve Amerikan icatlarının bir karışımı halindeki banyosuna gider. Hindistan’da keşfedilen bir giysi olan pjamalarını çıkarır ve eski Gauller tarafından bulunmıuş sabunla yıkanır. Ya Sümerler ya da Mısırlılar tarafından bulunduğu sanılan, mazoşist bir eylem olan, tıraşını olur.
Kahvaltısını yapmaya giderken, eski Lidyalıların bir icadı olan madeni parayla gazete satın almak için duraklar. Restaurantta, bir dizi ödünç alınmış unsurla karşı karşıya kalır. Tabağı Çinde keşfedilen bir tür poselenden yapılmıştır; çelikten yapılan bıçağı ilk kez güney Hindistan’da geliştirilmiş bir bileşimdir; çatalı bir ortaçağ İtalyan keşfi; kaşığıda Roma kökenlidir.
Dostumuz yemeğini bitirdiğinde , Çin’de keşfedilmiş malzeme üzerine eski Samiler tarafından bulunmuş bir karaktere uygun olarak Almanya’da icat edilmiş bir işlemle basılmış gazeteden günün haberlerini okur. Dış sorunları hazmettikçe eğer iyi bir yurttaşsa, Hint-Avrupa ailesinden bir dilde, bir Musevi tanrısına, %100 Amerikalı olduğu için, şükreder.

KÜLTÜR COĞRAFYASI






Kültür coğrafyası ya da kültürel coğrafya, insanların içinde yaşadıkları fiziki çevreden çok, insan kültürlerinin vurgulandığı bir anlam içerir. Kültür coğrafyasının anlamaını anlamak için ilk önce kültür sözcüğünün ne olduğunu anlamak gerekir. Sosyalbilimcilerden bazıları ve hümanistler tarafından çeşitli kültür tanımları yapılmıştır. Toplumbilimcilerin bazıları tarafından ”belirli bir toplumun üyeleri tarafından paylaşılan ve birbirine aktarılan bilgi, tavır ve davranış kalıplarının hepsinin toplamı”, bazıları tarafından da ”çevrenin insan tarafından meydana getirilen kısmı” olarak anılırken, coğrafyacı Harris kültürü ” bir nüfus yada toplumun öğrenilmiş düşünce ve davranış özellikleri olarak tanımlamaktadır.
Kültürün ” bir grup insanın ortak hayat tarzı” şeklinde tanımı en sık rastlanılanıdır. Kültür sözcüğü birçok dilde gerçek anlamında kullanılmaz ve bu yüzden de karmaşıklığa yol açar. Kültürlü bir insandan söz edilirken iyi eğitim görmüş, müzik ve sanatta en yüksek zevklere sahip kişilerden söz edilmektedir.
Kültür dinamiktir; her nesil miras olarak devraldığı kültürü değişime uğratır ve ona yeni öğeler ekler. Kültür coğrafyası böylece kültür grupları ve toplumun mekansal işleyişi bakımından mekansal çeşitliliklerini inceler; dil, din, ekonomi, yönetim ve diğer kültürel olguların bir yerden diğerine değişme ya da aynı kalma yollarının tasvir ve analizi üzerinde durur. Kültürler insan grupları tarafından oluşturulup biçimlendirildiğinden, kültürel coğrafyacılarda zorunlu olarak insanlarla bir bütün halinde ilgilenmek zorundadırlar.
Kültürün coğrafyacılar için olan çekiciliğini antropologlar, tarihçiler ve sosyologlar da paylaşır. Coğrafyacıların kültüre olan bakış açıları zaman zaman başka sosyal bilimcilerinkiyle çakışabilir. Bu durumda bile coğrafyacıları kültürü inceleyen diğer bilim alanlarında çalışanlardan ayıracak bir odak noktası ortaya koymak mümkün. Bu odak noktasıda, kültürel coğrafyacıların, kültürün ve toplumların mekansal farklılıkları ve fonksyonlarıyla olan ilgisidir. Coğrafyacılar gerek fiziki gerekse de beşeri her türlü mekansal kalıbı gözlemlemek üzere eğitim almış durumdadır.